MALATYA KÜLTÜRÜ
Malatya kurulduğu günden bu yana çeşitli uygarlıklara sahne olmuştur. Coğrafi konumu itibariyle de Anadolu'dan kilit noktalarından birinde yer almıştır.İl toprakları üzerinde, aşağı yukarı her yanda, değişik kültür izlerine ve tarihi kalıntılara rastlanmaktadır. Osmanlı İmparatorluğunun geniş toprakları içerisinde, ulaşımın güç yapılabildiği dönemlerde Malatya, kültürce hayli gerilerde kalmıştır. Daha sonraki zamanlarda Anadolu'da okuma-yazma oranı düşük ilerden biri halindeyken, Cumhuriyetimizin kuruluşunu takip eden yıllarda kültür düzeyini yükseltici çabalardan olumlu sonuçlar alınmıştır.Bu gün İl sınırları içerisinde her semt, her ilçe, bucak, kasaba, köy ve hatta her mezra bir okula kavuşmuştur. Ayrıca kasabalara varıncaya kadar ortaokullar ile çeşitli liseler açılmıştır. Bu konuda, kısa sayılacak bir sürede önemli mesafe alınmıştır. Cumhuriyetin onuncu Yıl Dönümü olan 1933 yılında Malatya şehir merkezinde yalnızca Gazi, Fırat, Cumhuriyet, Hidayet ve Ülkü adlı beş ilkokul bulunduğu gözönünde bulundurulursa ulaşılan sonucun önemi daha iyi anlaşılmış olur. Hızla artan nüfusla orantılı olarak, sayıları her yıl artan okullar ve derslikler yarınki yurt hizmetlerini üstlenecek gençlere kucak açmaktadır.
1972 sayılı kanunla, 1975 yılında kurulan bir de Üniversiteye kavuşmuş olan Malatya için bu kuruluş büyük bir imkân getirmiştir. Burada yapılacak çeşitli araştırmalar ve çalışmalarla ilin sorunlarının çözümü daha da kolaylaşacaktır. Her yıl sayıları artış gösteren fakülteleri ve yüksek okullarıyla binlerce gencin yetişmesini sağlayan İnönü Üniversitesi'ne bağlı olarak Malatya, Adıyaman ve Arapgir İlçesinde faaliyette bulunan üç Meslek Yüksek Okulu bulunmaktadır
MALATYA'DA TURİZM
Malatya'nın çok eski bir tarihi olmasına rağmen, turistik açıdan önemli bir gelişme gösterememiştir, ilimizde yaz aylarında görülen turistler, Adıyaman'ın Nemrut Dağına yapacakları gezi için uğramaktadırlar.Turistlerin bir bölümü ise Orduzu Aslantepe kazı alanını gezmekte, Malatya Müzesindeki tarihi eserler ile ilgilenmektedirler.Battalgazi (Eski Malatya) İlçesindeki Selçuklu eseri Ulu Camii ile Osmanlı yapısı, IV. Murat'ın silahdarı olan, Silahdar Mustafa Paşa Kervansarayı turistlerin ilgisini çekmektedir. Yabancı turistlerden bazılarının, yakın zamana kadar, hiçbir koruma altında bulunmayan Battalgazi İlçesindeki Ulu Camii'nin değerli çinilerini, çocuklara para vererek söktürdükleri ve bunları gizlice Yurt dışına kaçırdıkları söylenmektedir.Tarihi eserlerin yasayla koruma altına alınmasıyla bunların yok olması önlenmiş, turizmin gelişmesi az da olsa sağlanmıştır.
İlimizde kurulmuş olan İnönü Üniversitesinin hızla gelişmesi, turistik otellerin açılması, sanayi kuruluşlarının çoğalması iç turizmin de gelişebileceğini göstermektedir.
MALATYA'DA ÇEVRE
Günümüzde çevre kirliliği, canlı sağlığını tehdit etmeye başlamıştır. Hele büyük kentlerde kirlenmeden meydana gelen olumsuzluklar yaşanmakta, kirlenme günden güne artış göstermektedir. Çevrenin kirliliği doğanın güzelliklerini perdelediği gibi çeşitli hastalıklara, ruhsal sıkıntılara da neden olmaktadır. Üzerinde yaşadığımız Malatya'da bu kirlilikten geniş çapta etkilenen illerimizden biridir.Tarih boyunca, insanlığın belirli dönemlerinde, belirli bir zaman etkili olan salgın hastalıklar, su baskınları, deprem gibi felaketler meydana gelmiştir. Çevre kirlenmesinin getirdiği felaket onların boyutlarından fazladır. Kirliliğin giderek artacağının belirlenmesi ise felaketin en korkutucu tarafıdır. Çünkü kirlilik insanı, bütün canlıları, denizi, havayı, karayı ilgilendirir.Ne yazık ki, bu tehlike de insanların eliyle ortaya konmuştur. Bir başka deyişle insanoğlu, bindiği dalı kesmiş, çaresizlik içinde kalmıştır. Fabrikalar, sayıları her yıl katlanan çeşitli taşıt araçlarından çıkan egzoz gazları, kimyasal artıklar ve atıklar, plastik eşya, naylon kaplar, birkaç nesil dayanacak güçtedir. Bütün bunların, en azından, 400-500 sene dayanabileceği, bilim adamlarınca, söylenip yazılmaktadır. Oysa bir ağaç ve maden birkaç ayda çürür. Üstelik bu çürüme toprağı da zenginleştirir, verim gücünü artırır.
Kirlilik böyle sürüp giderse, dünyada hiçbir şey saf olmayacaktır. Açıkçası gıda diye bilinen ve yenilen, su yerine içilen her şeyde sağlığa zararlı unsurlar bulunacak, bu da insanın bilinen ve bilinmeyen hastalıklara yakalanmasına, hatta vakitsiz ölümüne yol açacaktır.
MALATYA'DA ULAŞIM:
Arazisinin engebeli oluşundan Malatya, yakın tarihe kadar ulaşımı güç bir il durumundaydı. O tarihlerde demiryolu olmadığı gibi düzgün bir karayolu da mevcut değildi. Bozuk, stabilize yollarda, atlarla çekilen arabaların içinde, Sivas ve Samsun'a ulaşılır. Oradan vapura binilerek İstanbul'a kavuşmak için haftalar geçerdi.Günümüzde Malatya'nın hem karayolu, hem de demiryolu ve havayolu ile yurdun her yönüne, bağlantısı vardır. Malatya-Kurtalan, Malatya-Kotur, Malatya-Çetinkaya, Malatya-Fevzipaşa yönlerine çalışan expresler, yolcu ve yük trenleri önemli sayıda yolcu ve büyük çapta yük taşır. İskenderun Demir-Çelik Fabrikalarının işleyeceği demir cevheri de Malatya 5. İşletme Başmüdürlüğü tarafından işletilen trenlerle taşınmaktadır.Ayrıca, günün her saatinde, her yöne çalışan otobüslerle yurdun bütün il ve ilçelerine, sıkıntısızca, gidilmektedir.Malatya'nın ilçeleri içerisinde yalnız Doğanşehir, Hekimhan, Yazıhan ve Battalgazi'nin Malatya ile demiryolu bağlantısı vardır. Öteki ilçelerin bağlantısı karayolu ile sağlanmaktadır.
Her tür ulaşım, yaz kış, aralıksız olarak yapılmaktadır. Bu bakımdan Malatya, ulaşım sorunu olmayan bir ilimizdir. |