Aslantepe


TARİHİ
ASLANTEPE ANTİK KENTİ

Aslan tepe höyüğü Malatya' mızın yeşil ve şirin kasbası Orduzu Belediyesi sınırları içindedir.

Aslantepe Höyüğü, binlerce yıl üst üste yığılan pek çok yerleşim tabakasından oluşmktadır.M.Ö.5.bin yıllarındn M.Ö.712 tarihindeki asur istilasına kadar şehir olarak vrlığını sürdüren tepe daha sonra zunca bir süre terk edilmiştir.M.S.5-6. yüzyıllar rasında ise Roma höyüğü olarak kullanılmış ve daha sonra Bizans nekrapolü(mezarlık) olarak yerleşimini tamamlamıştır.
        İlk kazıla 1930'lu yıllard Fransız arkeologlar tarafındn yapılmışıtr.Kazılarda taş üzerine alçak kabartma ile dekore edilmiş avlu ve giriş kapısının  iki yanında  iki aslan heykeli ve karşısında devrilmiş bir kral heykeli ile  Geç-Hitit Sarayı bulunmuştur.Bu eserler hala Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesinde sergilenmektedir.
        1961 yılından günümüze kadar  devam eden  ve İtalyan  ve Roma  "La  Sapianz Üniversitesi" arkeologları tarafındn yapılmakta olan kaılar, Aslantepenin tarihini  daha erken dönemlere taşıyark önem kazanmasını sağlamışlardır.Höyükte yapılan kazılar sonucunda  M.Ö. 3300-3000 yıllarına ait  bir kerpiç sray  M.Ö.3600 - 3500  yıllarına ait bir tapınak , binlece guzel mühür baskısı  kaliteli metal eserler bulunmuştur.Elde edilen veriler göstermektedir ki; o dönemde Aslantepe , aristokrasinin  doğduğu ve ilk devlet şeklinin ortaya çıktığı resmi, dini ve kültürel bir merkezdir.
        5000. yılın sonundan 4000.sonuna kadar   olan zaman süresi i,çinde güneyeki önemli tarihsel olayların  de belirgin olarak  yansıdığı Mlatya'nın bu bölgesi, her ne kadar Yukarı Mezepotmya'nın  bir parçasını oluşturmaktaysa da tam anlamıyla yerel özelliklerini yitirmemiştir.
        M.Ö 2000 yılında Aslantepe, Fırat Nehr'ne doğru genişleyen Hitit İmparatorluğu'nun  şehri olarak kullanılmış.Tepenin Kuzey Doğu yamacına açılan şehr kapısı ve galarisi ile Orta Anadolu Hitit  kentlerine benzyen, trafı toprak urla çevrili bir Hitit şehridir.
        M.Ö 1200 yıllarında  Hitit imparatorluğu'nun çöküşünde  Doğu Anadolu Geç Hitit  başkenti olarak Aslantepe Asur kralı Sargon tarafından tamamen yakılıp yıklımıştır.
        Uzunca bir dönem terk edilen sonra, Malatya ovasına gelip Eski Malatya ya gelip ywerleşen Romalılar, buluntulara göre höyük üzerinde basit bir yerleşim kurmuşlardır.Daha sonra Bizans döneminde höyük  nekropol (mezarlık) alanı olarak kullanılmıştır.
        Sahip olduğu değerler ile Dünyada eşine az rastlanacak bir şehir olan Malatya, bazı özllikleri ile de eşsiz bir kenttir.
Yaklaşık 40 yıldan beri titizlikle ürdürlün kazı çalışmaları sonucund Aslantepe'den çıkarılan eserler.Dünya'da ilk şehirleşmen Malatya'da  gerçekleştiği gerçeğini ortaya koymaktdır.
        Stratejik konumu verimli toprakları, iklimi, havası, ve suyu nedeni ile tarihin her döneminde imparatorlukların ve irili ufaklı devletlerin gözde kenti olan Malatya günümüzde de bu özelliğini korum aktadır.





 

                                        ASLANTEPE

 

YERYÜZÜNÜN İLK MEDENİYYETİ ASLANTEPEMİ

Türkiye’nin Roma Büyükelçiliği’nde bilim adamlarına ‘Anadolu ve Devletin Doğuşu’ başlıklı bir brifing veren İtalyan arkeolog Prof. Dr. Marcella Frangipane, “Bilinenin aksine ilk medeniyet Mezopotamya’da değil, Anadolu’da kurulmuştur.” diyor.

Yeryüzündeki medeniyetin kaynağının, tarihçilerin iddia ettiği gibi Mezopotamya değil, Anadolu olduğunu savunan İtalyan arkeolog Prof. Dr. Marcella Frangipane, bilim adamlarını ikna etmeye çalışıyor. 13 yıldır Malatya’nın Orduzu beldesindeki Aslantepe Höyüğü’nde çalışmalar yapan Prof. Dr. Marcella Frangipane, bulduğu eserlerin ilk medeniyetin Anadolu topraklarında kurulduğunu kanıtladığını söylüyor. Frangipane’a göre Aslantepe’de bulduğu kılıçlar ve saray, dünyada bulunanların en eskisi. Bu bulgular, tarih kitaplarında yer alan bugüne kadarki tüm kabulleri çürütüyor. Yani tüm tarih kitaplarındaki bilgilerin değişmesi gerekiyor. Frangipane, ikna turu çerçevesinde slayt gösterileri eşliğinde Türkiye’nin Roma Büyükelçiliği’nde akademisyenlere ‘Anadolu ve Devletin Doğuşu’ başlıklı bir brifing verdi. İtalyan uzmanlar, sonuçları ‘çarpıcı’ bulurken konunun geniş bir bilimsel platformda tartışılmasını istedi. Frangipane’nın görüşleri hem İtalyan hem de dünya bilim çevrelerinde ilgi uyandırıyor.

Aslantepe’nin tanıtımında Türkiye yetersiz kaldı

Aslantepe’de ilk kazılar, 1930’lu yıllarda Fransız arkeologlar tarafından yapıldı. 1961 yılından beri ise İtalyan Roma La Sapienza Üniversitesi arkeologları tarafından sürdürülüyor. Eserlerin korunması için tutulan bekçinin maaşı dahil, tüm masrafları İtalya karşılıyor. Anadolu’ya tarihsel bir konum kazandıracak sonuçları tanıtmak için Frangipane, yoğun bir çaba harcıyor. Türkiye ise Aslantepe ile ilgili yeterli tanıtım çalışması yapamıyor. Aslantepe, M.Ö. 5000 yıllarından M.Ö. 712 tarihindeki Asur istilasına kadar şehir olarak varlığını sürdürdü, daha sonra uzunca bir süre terk edildi. M.S. 5–6. yüzyıllar arasında Roma köyü olarak kullanılan Aslantepe, daha sonra Bizans nekropolü (mezarlık) olarak yerleşimini tamamladı. Aslantepe’de bulunan dünyanın ilk sarayı, milattan önce 3 bin 350 yıllarına ait. Sarayın içinde depolar, koridor, avlu ve mabet var. Ayrıca 2 bin parça kadar mühür bulunuyor. Frangipane, bu dönemde Mezopotamya’da da saraylar, tapınaklar ve mabetler bulunduğunu; ancak Anadolu’daki sarayın daha eski olduğunu savunuyor.

Aslantepe bir kompleks

Frangipane, Mezopotamya’da yazı icat edilmeden önce burada bürokratik sistemlerin kurulduğunu belirterek, “Yine burada kaliteli metaller bulduk. Metal işlemeyi çok iyi biliyorlarmış. Bazı kılıçlar gümüşten. O zamanlarda büyük metal teknolojisi olduğunu anlıyoruz. Bu, çok önemli. Kılıç ve mızrak ucu bulduk. Bulduğumuz kılıç dünyadaki en eski kılıç. Bundan sonraki en eski kılıç 600 sene kadar sonra Alacahöyük’te bulunuyor. Ama bu bulduklarımız, hemen hemen 1000 yıl daha öncesine dayanıyor. Bulunan 9 kılıç, olağanüstü bir şekilde tek parça halinde ve üzerleri işlemeli olarak çıkarıldı.” şeklinde konuşuyor. Höyükte bugüne kadar yapılan kazılar sonucunda M.Ö. 3300–3000 yıllarına ait bir kerpiç saray, M.Ö. 3600–3500’lere ait bir tapınak, binlerce mühür baskısı, kaliteli metal eserler bulunmuştu. Devam eden kazılarla, Aslantepe’nin bir kompleks olduğu fark edildi. Frangipane, Aslantepe’deki sarayın Yakın Doğu’da bilinen ilk saray tipi büyük bina olduğunu ileri sürüyor. Bulunan mühürler ise yazının kullanılmadığını belgeliyor. Frangipane’a göre burada yaşayanlar ticaret hayatını bu mühürlerle gerçekleştiriyordu.

Öte yandan Aslantepe’nin açık hava müzesi haline getirilmesi için de çalışmalar hızla devam ediyor. Aslantepe’deki çalışmalar, Malatya Belediyesi tarafından kitapçık haline getirildi. 3 bin adet basılan kitapçık 22 sayfadan oluşuyor. Malatya Belediye Başkanı M.Yaşar Çerçi, Aslantepe’nin Malatya için önemli tarihî bir değer olduğunu belirterek, bu değerin tanıtımının yeterince yapılamadığını ifade ediyor. Başkan Çerçi, “Aslantepe, açık hava müzesi haline getirilmeli.” diyor.

Aslantepe, Mezopotamya’dan önce değil’

Malatya Müze Müdürü Selahattin Aksu, Aslantepe’nin dünyanın ilk yerleşim birimlerinden biri, bulunan sarayın dünyanın ilk saraylarından biri ve kılıçların da yine ilk örneklerden olduğunu söylemenin doğru olacağını; ancak bunlara, ‘dünyanın ilkleri’ demenin yanlış olacağını ifade etti. Aksu, Aslantepe buluntuları ile tarihin yeniden yazılması diye bir durumun söz konusu olmadığının da altını çizerek, kazı başkanı Prof. Dr. Marchella Frangipane’nin açıkmalarının yanlış anlaşıldığını söyledi. Aksu, “Marchella Hanım bir yabancı ve Türkçeyi de tam anlamıyla doğru kullandığı söylenemez. Frangipane’nin ifadeleri, bulunan eserlerin hep ‘ilklerden’ olduğu yönündedir. Belki ifadeleri yanlış kullanmış olabilir. Aslantepe, Mezopotamya’dan önce değildir. ‘Anadolu mu erken Mezopotamya mı erken?’ tartışması yapmak da yanlıştır. Çünkü bu medeniyetler birbirine girmiş ve birbirleriyle kültürel alışverişte bulunmuşlardır.” dedi.

Kazıların bu yıl da temmuz sonunda başlayacağını söyleyen Aksu, Aslantepe’deki kazıların çok uzun yıllar daha sürebileceğini kaydetti. Ayrıca yapılan kazılarda çıkarılan eserlerden 2004 yılında ABD’de Aslantepe’yi tanıtan bir sergi açılacak.

 

 

ZAMAN GAZETESİ
Hamit Karalı - Çetin Çiftçi / Roma - Malatya

03.06.2003

 

 
 


Orduzu'nun öncelikli halledilmesi gereken sorunu hangisi?
Sulama suyu.
Ulaşım.
Turizm.
İçme suyu.
Sosyal yardımlar.
Halk eğitim (kurs vb.)

(Sonucu göster)


 
 
Bugün 12 ziyaretçi (17 klik) kişi burdaydı!
Ders Notları
Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol